ÖĞRENCİLERE ZEYTİNYAĞINI ANLATTI

ÖĞRENCİLERE ZEYTİNYAĞINI ANLATTI
Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, Zeytinyağı İşletmesi sahibi Prof. Dr. Yahya Laleli, Ticaret Meslek Lisesi öğrencilerine zeytinyağını anlattı. Girişimcilik Kulübü faaliyeti kapsamında okula davet edilen Laleli Zeytin ve Zeytinyağı İşletmesi sahibi Prof. Dr. Yahya Laleli, öğrencilere zeytinyağının yararları ve pazarlama teknikleri ve markanın önemini anlattı. Prof. Dr. Yahya Laleli’nin verdiği “Zeytinyağında Marka Yaratmak ve Uluslararası Girişimcilik” konulu konferans büyük ilgi gördü. Konferansı, işadamı Yahya Ağacık, çevre mühendisi Sinem Erdoğdu, öğretmenler ve öğrenciler izledi. Sunu eşliğinde verilen konferansın konusunu “zeytinyağında girişimcinin güçlükleri, girişimcilik marka olmaktan geçer, marka olabilme gereksinim ve uygulaması, biz ne yaptık? Tarımsal ve görsel verileri” oluşturdu. Prof. Dr. Yahya Laleli “Zeytinyağının fiyatının düşük ve maliyetinin yüksek olmasından yakınılmaktadır. Bunun sebebi pazar bulunamaması ve ayrıca yöremizin ve ülkemizin zeytinyağı tüketme alışkanlığının düşük olmasıdır. Öğrencilere soruldu, evinizde zeytinyağı dışında başka yağ kullanan var mı? Çoğunluğu buna evet cevabı verdi. Buradan da anlaşılıyor ki, önce biz evimizde zeytinyağı tüketeceğiz. Çoğunluğu ayçiçeği yağı tükettiği belirtti. Türkiye ayçiçeği yağı için gerekli yağlık tohumun bir kısmını ithal etmektedir. İthal etmeyip zeytinyağı kullansak sorun çözülecek. Ayçiçek yağının yağ olma dışında ağızda oluşan bir tadı yok, nötr yağ. Ama zeytinyağının aroması ağızda lezzet ve tat bırakmaktadır. Zeytinyağının organoleptik karakteriyle sağlık ilişkisinin bilinmemesi nedeniyle de tüketimi düşük kalmaktadır. Girişimci yöresine uygun doğru zeytin türü ve zirai uygulama şeklini seçememektedir. Zeytinyağı haksız rekabete açıktır. Sektörde maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üreticinin ekonomik gücünün olmaması, üretim kalitesini ve verimini artırmak yerine yeni ekim alanlarının açılması satış fiyatını düşürmektedir. Dünyada zeytin üretimi verimliliği ABD’de en yüksektir. Uyguladıkları üretim teknikleri nedeniyle ABD’nin kendi ürettiği şaraptan daha kıymetlidir. Ürünlerine değer vermektedirler. Zeytinle ilgili ABD bilgi kaynaklarını okuyarak zeytinciliği öğrendim. Ülkemiz verimlilik açısından sıralamada düşük seviyededir. Ayrıca Tariş AB’ye kendi markası ile değil İtalya markası ile pazarlamaktadır. Bu şekilde zeytinyağı satışı ülkemizin yağına değer katmamakta ve artmamaktadır. En büyük sorun bu konuda markalaşamamaktır. Extra virgin yağ yani ekstra sızma yağın içinde hiçbir katkı maddesi yoktur, doğaldır. Ancak rafine yağlar kimyasallar kullanarak işlenmekte ve doğal olmamaktadır. Türkiye ilk kez Japonya’ya zeytinyağı satacak ve onlara bu rafine yağlar satılmış ve biz Japon pazarını kaybetmişiz. Kaliteli zeytinyağının boğazda yakıcılığı vardır, ağızda bıraktığı açılık vardır. Zeytinyağının kalp damar hastalıkları riskini azaltmada yardımcı olmaktadır. Yapılan araştırmalarda ileri yaşlarda (60 ve üzeri) zeytinyağı tüketiminin artması ölüm oranlarını da azaltmaktadır. Zeytincilik sabır ister, nesillere dayanır. Gönül bağı gerektirir, kârlılık ancak ufuktadır. Sağlıklılığın süreğenliği için gerekliliği toplum tarafından benimsenmemekte, üretildiği bölgesel alanın yerinin etikette yer alması sağlanana kadar girişimci çok bilinçli olmalı, ilk önce pazarını nasıl oluşturulacağı belirlemeli! Zeytinyağında marka çok önemlidir. Marka müşteri alışkanlıklarının bir kavram veya imajda temsil edilmesidir. Markalaşmak, markanın kabulü özgün bir ürün veya hizmetin kullanımının alışkanlık haline gelmesidir. Yani marka kültürel bir aksesuar, şahsi bir felsefedir. Ürüne önemli değer katmak, bağımlı müşteriler bulmak önemlidir. Marka ile ürünün şahsiyeti tescillenmiş olur. Markada müşterinin benimsediği değeri ve güveni korumak, sürdürmek önemlidir. Markaya ulaşabilirliği kolaylaştırılmalı, temin şartlarında çeşitlilikler sunulmalıdır. Ticari olarak marka bir kuruluşun en önemli yatırımıdır. Marka ile birlikte pazarlama da önemlidir. Pazarlamanın amacı markayı alacak müşteriyi bulmaktır. Markalaşma müşteri markaya sahip olunca gerçekleşir. Laleli markası olarak uluslar arası düzeyde marka olmak için biz ne yaptık? Önce üretim amacımızı belirledik, zeytinyağının sadece yağ olmadığı felsefesi ile insan sağlığının süreğenliğine katkıda bulunacak üretimi yapmayı ve körfez zeytinyağını Dünyaya tekrar tanıtmayı amaçladık. Ürüne aile adımız olan “Laleli” ismini vererek ürüne duyduğumuz güvenimizi simgeleştirdik. Bir başka imajı taklit etmedik. Etiketimizi bile kendimiz yaptık. Üretim amacımıza uygun olarak rutin parametreler yanında yağ asitleri kompozisyonunu takip ettik. Tanımlamada uluslar arası standartları benimsedik. Markamızı yurtiçinde ve yurtdışında tescil ettirdik. Sadece kendi ağacımızdan kendi fabrikamızda ürettiğimizi, kendimiz şişeledik, “Laleli” olarak pazarladık” dedi. Ticaret Meslek Lisesi Müdürü İsa Işık Prof. Dr. Yahya Laleli’ye teşekkür etti.
Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2013, 21:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER