TARİŞ, KAPILARINI BASINA AÇTI

TARİŞ, KAPILARINI BASINA AÇTI
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, İzmir’de bulunan tesislerinin kapılarını, Balıkesir’in Edremit Körfezi’nde görev yapan basın mensuplarına açtı. Ege bölgesindeki 27 bin çiftçi ortağının zeytinlerini işleyen, 33 kooperatifiyle hizmet gösteren Avrupa’nın en modern zeytin ve zeytinyağı işletmesi Tariş, basın mensuplarına tesisleri gezdirdi ve bilgilendirmeler yaptı. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı ve Edremit Ziraat Odası Başkanı Cahit Çetin’in daveti üzerine sabah erken saatlerde yola çıkan bir grup basın mensubu, akşam saatlerine kadar tesislerde incelemelerde bulundu. İlk olarak Tariş Başkanı Cahit Çetin’in makamında Tariş hakkında brifing alan basın mensupları, daha sonra tesisleri gezdi. Edremit Ziraat Odası Murahhas Üyesi Ali Yılmaz Diker ile birlikte gerçekleşen ziyarette konuşan başkan Cahit Çetin, Avrupa standartlarında üretim yapan Tariş’in, son günlerde zeytinyağı için tanıtım atağına geçtiğini söyleyerek, televizyonlarda yayınlanan Ege Bölgesi’nin karakterli zeytinyağının açılımını yaptı. Coğrafi işaret ile yapılan tanıtımın önemine dikkat çeken Çetin, Tariş’in zeytinyağı şişelerinde, zeytinyağının hangi bölgeye ait olduğunun işaretinin bulunduğunu söyledi. Bilinçli tüketim yapılabilmesi için ellerinden geleni yaptıklarını ve öncü faaliyetlerde bulunduklarının altını çizen Cahit Çetin, “Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Ege Bölgesi’ne yayılmış 33 kooperatifinde 27 bin çiftçi ortağının seçme zeytinlerini, bahçelerinden başlayan bakım ve kalite eğitimiyle takibe alır. Son teknolojiyle donatılmış kendi fabrikalarımızda el değmeden üretilerek, Türkiye'nin en kaliteli zeytinyağını tüketicinin hizmetine sunar. Biz, TARİŞ şişesindeki zeytinyağının hangi bahçenin ürünü olduğunu bilecek kadar onunla iç içe yaşarız. Kalitesinden emsalsizliğinden emin oluruz. TARİŞ Zeytinyağını alan; çiftçinin kendi bahçesinden ve bizzat kendisinden ürün almış olur, o üstün kaliteyi, güveni bizimle paylaşır. Ulusal emeğe ve insan sağlığına yapılan hizmete katılır. EDREMİT KÖRFEZ BÖLGESİ ZEYTİNYAĞLARI Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, Edremit Körfezi ve Güney Ege zeytin yağlarını anlatarak, “Coğrafi sınırları; Kazdağları ve Marda ile çevrelenen Edremit Körfez Bölgesi; Ezine, Ayvacık (Küçükkuyu); Edremit, Havran, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık, Altınova; Dikili, Bergama, Zeytindağ, Aliağa (Şakran) dahildir. Edremit Körfezi yöresine has, Edremit/Ayvalık çeşidi zeytinlerin yetiştiği yöreden aldıkları etkilerin sonucu oldukça akışkan, taze meyve tadı, çimen kokusu hissedilen yağlardır. Damakta ve dil ucunda hafif ve geçici bir acılık ve yakıcılık hissedilmesi karakteristik özelliğidir. Güney Ege zeytinyağları: Coğrafi sınırları; İzmir/Foça, Menemen, Kemalpaşa, Ödemiş, Tire, Torbalı, Bayındır, Selçuk; Aydın/Kuşadası, Ortaklar, Germencik, Erbeyli, İncirliova, Köşk, Nazilli, Kuyucak, Atça, Sultanhisar, Buharkent, Yenipazar, Koçarlı, Söke, Dalama, Çine, Bozdoğan; Muğla/Milas, Yatağan, Bodrum, Fethiye, Ortaca, Köyceğiz, Marmaris, Dalaman ilçelerini kapsar. İzmir, Aydın ve Muğla yöresini kapsayan memecik çeşidi zeytinlerinden elde edilen daha koyu renkte, daha az akışkan ve meyve lezzeti daha baskın olan yağlardır. Ağırlıklı olarak Memecik zeytinlerinin yetiştiği bölgede, zeytin ağaçları genellikle meyilli ve taşlık alanlarda yer alır. Güney Ege Zeytinyağı olarak adlandırılan bu zeytinyağı, damak tadına önem veren pek çok kişinin tercihidir” dedi. ZEYTİNYAĞI ÜRETİM TESİSİ Tesisler hakkında detaylı bilgiler de veren başkan Cahit Çetin, “1945 yılında 250 tonluk depolama kapasitesi ile zeytinyağı işletmesi olarak faaliyetine başlayan Kombinanın, 1966 depolama yılında 2 adet 250’şer tonluk zeytinyağı tankının ilavesi ile kapasitesi 750 tona ulaşmıştır. Ardından 1000 ve 2000 tonluk zeytinyağı tanklarının kurulumu ile 40.000 ton’luk kapasiteye ulaşarak Türkiye’nin en büyük zeytinyağı depolama kapasitesine sahip fabrikası olmuştur. 2003 yılında A.O.S.B. Çiğli ‘ye taşınan Kombinamız 26.000 m2 alan üzerine kurulu, çağın gerektirdiği tüm teknolojileri kullanarak dünyanın sayılı zeytinyağı üretim tesisi haline gelmiştir. Ham zeytinyağının girişinden son ürünün çıkışına kadar geçen tüm süreçler PLC sistemi ile kontrol edilmekte olup, zeytinyağının sahip olduğu eşsiz aroma ve tatlar üretimimizin her aşamasında titizlikle takip edilmektedir. Tariş Zeytinyağ Kombinası, üretim kısmının daha rasyonel ve rekabetçi ortamda çalışabilmesi için 18.08.2008 yılında şirketleşme sürecini tamamlayarak Tariş Zeytinyağı Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. kurulmuş olup 01.11.2008 yılında üretim faaliyetlerine başlamıştır. TS EN ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi, TS EN ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi, TS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ile TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi gerekliliklerine uygun şartlara sahiptir ve teknik açıdan tam donanımlıdır” diye konuştu. ZEYTİN ÜRETİM TESİSİ Tariş’in zeytin üretim tesisinde 7 bin ton üretim kapasitesi olduğuna dikkat çeken Çetin, “2008 Yılında Çiğli A.O.S.B’ne taşınan Salamurhane İşletme Tesisimiz, 7 bin ton kapasitesi ile modern ve hijyenik üretim teknikleri çerçevesinde üretim gerçekleştirerek, en nadide zeytinleri soframıza sunmaktadır. Ham zeytin hijyenik ortamda gıda güvenliği kurallarına uygun olarak işlenerek ve modern teknikler ile paketlenerek ülkemizin en nadide zeytinleri sofralarımıza sunulmaktadır.Üretim tesisimizde tüm süreç TSE EN ISO 9000 kalite sistemi ve TSE EN 22000 gıda güvenliği sistemlerine uygun olarak yürütülmekte olup TSE tarafından belgelendirilmiştir. Tesisimize gelen ham zeytinin, ağaçta oluşması aşamasından fermantasyonu tamamlanmasına kadar kontrolümüzde gerçekleşmektedir. Kalite Ar-Ge bölümü çalışanlarının üreticiye verdiği doğru budama ve gübreleme teknikleri ile elde edilen ürünler kalite kontrol laboratuarı tarafından kalitesine göre seçilerek fermantasyon işlemine alınır. Fermantasyon işlemi gözetimimizde gerçekleşen zeytinler Kalite Kontrol Laboratuarlarımız tarafından giriş kalite kontrol analizleri sonucunda girişi uygun bulunan zeytinler stok alanında toplanır. Tesise zeytin işlenmiş halde gelmektedir. Birliğe bağlı Kooperatiflerde fermente edilen zeytinler işletmeye getirilerek uygun ambalajlarda üretimi yapılmaktadır. Kooperatiflerden getirilen salamura yeşil/siyah zeytinler ayrılarak temiz su ile yıkanır. Daha sonra zeytinler kusurlu tanelerin ayıklanması için seçme ayıklama işlemine alınır. Seçme ayıklama bandında standartlara uygun olmayan kusurlu taneler ayrılır. Seçme/ Ayıklama işlemi tamamlandıktan sonra zeytin piyasaya sunuş şekline göre uygun makinelerle teneke, kavanoz, pet, varil, vakum vb. ambalajlara dolum işlemi gerçekleştirilir.Dolum işlemi ile birlikte ambalajlara salamura suyu ilavesi yapılarak paketleme işlemi tamamlanmış olur. Dolumu yapılan ambalaja göre ürün egzost tünelinden veya pastörizasyondan ünitesinden geçilerek ısıl işlem uygulanır. Final kalite kontrolde yapılan analizlerle (mikrobiyolojik, kimyasal, duyusal, fiziksel) ürünlerin kontrolü yapılır. Zeytin İşletmemizde 2011 yılında kurulmuş olan Mikrobiyoloji laboratuvarında mikrobiyolojik analizler yapılarak ürün güvenliği konusunda kontrollerin etkin ve düzenli bir şekilde yapılması sağlanmaktadır. Final Kalite Kontrol işleminden sonra ürünler etiketlenip, kolilenir. Üretim işlemi bitiminde ürünler satışa sunulmak üzere mamül ambara depolanır. LABORATUAR ÜNİTESİ Bölgenin en kapsamlı ve modern laboratuarlarını da bünyesinde barındıran Tariş tesisleri hakkında bilgiler veren başkan Cahit Çetin, “Ulusal ve uluslararası standartlarda yer alan analiz ve muayene metotlarının uygulandığı, gelişmiş ve modern bir laboratuvar mevcuttur. 2000 yılında Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’ne yapılan başvurunun değerlendirilmesi ile Konsey’den gönderilen numuneler ile sınava tabi tutulmuş ve sonuçlar uygun bulunduğundan Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’nin 42 No’lu analiz laboratuarı olmuştur. Uluslararası Zeytinyağı Konseyinin, Zeytinyağı ve Prina yağı Ticari Standardında zeytinyağı ve prina yağı ile ilgili saflık kriterlerin tespiti amacı önerilen tüm analizler yapılmaktadır. Sofralık zeytinin analizleri de yapılmaktadır. Ayrıca laboratuvarımız 27.04.2012 tarihinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nden Özel Gıda Kontrol Çalışma İzin Belgesi alarak zeytinyağı ve bitki adı ile anılan yağların kalite ve saflık kriterleri analizlerinde yetkilendirilmiştir. Laboratuarımız 4 bölümden oluşmaktadır. Analitik Laboratuvarı, Kromatografi Laboratuvarı, Mikrobiyolojik Laboratuvar ve Duyusal Analiz Laboratuarı. İç Piyasa Satışlarımız: pazarlama şirketimiz Tariş Zeytin A.Ş. tarafından yürütülmektedir. Tüm ürün çeşitlerimize ve satış noktalarına Şirketimizin web sitesinden erişebilirsiniz. www.ta-ze.com.tr. Bilgi için: info@ta-ze.com.tr. Dış Piyasa Satışlarımız: Ambalajlı ürünlerimizin ihracatı Pazarlama Şirketimiz Tariş Zeytin A.Ş. tarafından yürütülmektedir. Dökme, flexi, varilli ihracat Birliğimizce yürütülmektedir. Bilgi için: bilgi@tariszeytinyagi.com.tr” dedi. TARİŞ’İN TARİHİ OLUŞUMU VE YAPISI Tariş’in tarihi bir oluşum olduğunu anlatan başkan Cahit Çetin, “Birliğimiz Haziran 2000'de özerkleşme ve buna uyum çalışmalarıyla dünyamızda ve ülkemizdeki ekonomik gelişmeleri izleyerek, 21.yüzyılı karşılayacak örgütlenme ve teknolojik alt yapı çalışmalarına verdiği önemle, ortaklarımızın ve sizlerin hizmetine sunmuştur. Bu uzun soluklu bir vizyonun hayata geçirilmesi olup, emeği geçenlere teşekkür ederim. TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, Türkiye’de kooperatifçiliğin tarihsel gelişim sürecinde oldukça seçkin ve onurlu bir yer tutmakta, ilk örgütlenme günümüzden doksan üç yıl öncesine kadar uzanmaktadır. 1913’de Ege Bölgesi’ndeki ürünlerin yabancı ve tefecilerin tekelinden kurtarılarak doğrudan değerlendirilebilmesi amacıyla ilk örgütlenmeye gidilmiştir. Daha sonra, 9 Ekim 1935 tarihinde 2834 sayılı “Tarım Satış Kooperatifleri” Yasası çıkarılmıştır. Ege Bölgesi’nin tarımsal üretiminde son derece önemli bir yeri olan zeytinciliğin karşı karşıya bulunduğu en önemli sorun, kuşkusuz diğer tarımsal sektörlerde de olduğu gibi, elde edilen ürünün üreticiyi tatmin edici koşullarla pazarlanması sorunuydu. Ancak 1940’lara dek zeytincilikte üreticinin alınterini değerlendirebilecek nitelikte bir örgütlenmeye gidilememişti. Ayrıca buna bağlı olarak gerek elde dilen ürünlerin işlenmesini sağlayabilecek kapasitede tesislerin olmayışından kaynaklanan ürün kaybı, gerekse zeytinyağı fiyatlarının tamamen tüccarın insafına terkedilmiş olması gibi etkenler, zeytinciliği üreticiler için çekici bir uğraş alanı olmaktan alıkoyuyordu. Bu sorunları aşabilmenin tek yolu zeytinciliğin örgütlenmesinden geçiyordu. Bu amaçla “İzmir İncir ve Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin 27.10.1941 yılında yapılan 103. Yönetim Kurulu Toplantısında “Zeytinyağının teşkilatlandırılmasına başlangıç olmak üzere şimdilik yalnız zeytinyağının ortak tali ürünleri arasına alınarak” değerlendirilmesi uygun görülmüş ve aynı zamanda piyasadan da alım yapılarak ihraç edilmesi uygun görülmüştü. Zeytinyağının kooperatifleştirilmesindeki amaç; İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla bu ürünün fiyatlarında yaşanan istikrarsızlığa son vererek, zeytinyağı üreticisini, tüccar, komisyoncu ve işletmeci gibi vurguncuların sömürüsünden kurtararak, diğer ürünlerde olduğu gibi aracılara giden paraların üreticide kalması ve 2834 sayılı yasanın üçüncü maddesinin (b) fıkrasına dayanarak, ürünlerin gerektiğinde hammadde olarak işlenmesini ve satışını gerçekleştirmekti. 1947 yılında yağ piyasasının yükselme eğilimi göstermesi üzerine, hükümet kooperatifler birliğini devlet yağ stoklarından ucuz fiyatla satış yapmakla görevlendirmişti. 1949 yılında zeytinyağının kooperatifleşmesinde yaşanan bu gelişmeler dışında en önemli yenilik İzmir İncir ve Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin dört ana ürün üzerinden ayrı ayrı birliklere ayrılmış olmasıydı. Bu karardan sonra her birlik 1949-1950 iş yılından başlayarak tüm işlemlerini kendi hesabına aldı. Bu iş yılında Zeytinyağı Birliği 1.243.992 kilo alım yaparken, 1.078.694 kilo ürün satarak karşılığında 2.701.236 TL sağlandı. Birliklerin ayrılması işlemleri 1949-1950 işyılı içerisinde tamamlanmıştı. Bu tarihten sonra incir, üzüm, pamuk, zeytin ve zeytinyağı birliklerinin her biri ayrı tüzel kişi olarak faaliyetlerini sürdürmüştür” diye konuştu. Basın mensuplarıyla ve işçilerle birlikte öğlen yemeği yiyen başkan Cahit Çetin, Tariş’in kendi yağıyla kavrulan ve sürekli kar eden bir kuruluş olduğunu söyleyerek, dedikodulara kulak asmak yerine kapıları herkese açık olan tesisin istenildiği zaman gezilebileceğine dikkat çekip, üreticileri Tariş’e davet etti.
Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2013, 19:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER