Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KONUKLARINI DELİKTAŞ KAFEDE AĞIRLADI

Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Dutluca köyündeki turistik Deliktaş kafe de sezon açılırken, çok sayıda vatandaş da köye gelmeye başladı.

Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Dutluca köyündeki turistik Deliktaş kafe de

Düşünüyorum da, “acaba biz kadınlar o yasak elmayı yemeseydik, cennette kalır mıydık?”Düşünüyorum da,“acaba biz kadınlar o meyveyi yedirmeseydik karşı cinsimizle, aşk olacak mıydı, yine?Düşünüyorum da,“acaba mutlak bilgi; biz yaratılınca madem beynimize burnumuzdan üflendi ve verildi, o zaman akıl nerdeydi?”Düşünüyorum da,“acaba, utanma duygumuz, yani hayâmız, o meyve ile başladıysa, neden vardı o yasak ağaç? Neden o yasak kondu?”Yasaklar insana hala cazip geliyor. “Hayır” sözcüğü insanda merak duygusunu tetiklemekte. Peki, şu soru gelmiyor mu, şimdi akla?“Bize akıl neden geç verildi?”Daha önce verilseydi, bizler de yasak meyveyi belki de hiç yemeyecektik. O zaman aklımızı kullanıp cennette iki dost gibi, iki candan arkadaş gibi el ele yaşayacaktık. Hem o zaman yeryüzü denilen geniş gayya kuyusunda bir tarih yazılmayacaktı, insanlığa dair.Medeniyetler olmayacak, insanlar milyarları aşmayacaktı. İnsanların sosyalleşme süreçleri ile dünya şimdiki haline gelip, savaşlar ve ölümler de yaşanmamış olacağı gibi, hiçbir insan günaha da girmeyecekti.Hala düşünüyorum, ilk kez akıl biz insanlara ne zaman verildi? Bu soruya bir din adamından yanıt geldi.Hz. Âdem yaratıldıktan sonra, Cebrail A.S yanına gelmiş:- Rab, sana selam söyledi ya Âdem. Bir de hediye verdi, sana vermem için. Ancak üç paket göstermemi söyledi. Sen sadece birini seçeceksin.Hz. Âdem, hediyelere baktı ve sordu:- O paketlerde ne var?Cebrail A.S yanıtladı:- Birinde akıl, diğerinde hayâ ve öbüründe ise iman var. Sen hangisini istersin?Hz. Âdem kısa bir süre düşündü ve dedi ki;- Aklı seçiyorum.Bunun üzerine Cebrail A.S, hayâ ve imana dedi ki;- Hadi siz gidin Âdem aklı seçti.Hayâ ve iman gitmek istemediler ve dediler ki;- Hayır, biz gidemeyiz. Rab bize emir verdi.Cebrail A.S sordu;- Neden gitmezsiniz?Onlar hep bir ağızdan yanıt verdiler:- Rab bize, eğer Âdem aklı seçerse önce, sizler de aklı takip edeceksiniz, diye emir verdi.”
Yukarıdaki anlattığım hadise bana çok daha mantıklı geliyor. Öyle ya, her şey aklımızın kontrolünde. İrademiz bile.Yaradan hiçbir şeyi boşa yaratmadığını düşünüyorum şimdi. Sebepsiz değildir. Sadece aklımız mantığımız onun düşüncelerine ve yaptıklarına yetişmesi mümkün değil. Bazen akıl hastalarının yaptıklarına da aklımız ermiyor.Fıkra bu ya;Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
– “Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?Doktor: -“ Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra da hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?”Adam: – “Ooo! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük.” – “Hayır, normal bir insan küvetin tıpasını çeker” der doktor.İşte aklın gücü!..
 Nasıl ki, uzayın sonsuzluğa kadar uzanan o sınırsız boşluğa uzanıyorsa, aklımızın da sınırları bence sonsuz.Madem Âdem Babamız aklı seçmiş, bizler de onu, yerli- yerinde kullanalım, öyle değil mi? Çetin Altan’ın dediği gibi, konu konuyu açıyor aklıma geldi yazmadan da rahat duramayacağım:“Zekâ koşarmış, kurnazlık uçarmış, akıl yürümeyi tercih edermiş. Bu nedenle hep arkadan gelirmiş.”Nedense aklımız hep,


İŞ İŞTEN GEÇTİKTEN SONRA BAŞIMIZA GELİYOR…

Sevgi ve Saygıyla

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir